Vienna, Austria | 16 Mart 2026
HAJDE

Arşivsel Sessizliği Kırmak: Bayrakların ve Folklorun Ötesinde Arnavut Diasporasının Hikâyelerini Geri Kazanmak

Alberta Sinani ve Rina Limoni, Hareket Halindeki Hayatların Arşivlenmesini Tartışmaya Açıyor
yayınlandı Aralık 9, 2025Yazar Majlinda Aliu
Screenshot 2025 12 07 at 15 21 57

Arnavut topluluklarının genellikle kırmızı-siyah bayraklar, marşlar ve konser atmosferi içinde kutladığı Arnavutluk’un bağımsızlık gününde bu yıl Viyana’da çok farklı bir buluşma gerçekleşti.

Bu kez ne bayrak vardı ne milliyetçi marşlar ne de bir konser atmosferi. Bunun yerine, sessiz ama politik açıdan güçlü bir etkinlik vardı. Arnavut ve Kosovalılar kendilerinden nadiren istenen bir şeyi yapmaya davet edildi: Kendilerini arşivlemeye.

 

28 Kasım 2025’te, Rina Limoni ve Alberta Sinani tarafından başlatılan “Breaking Archival Silence / Arşivsel Sessizliği Kırmak” girişimi, Kosova’dan Batı Avrupa’ya uzanan göç tarihinin karmaşık katmanlarını taşımış iki araştırmacı ve topluluk çalışanının ortak projesi.

 

İki Girişimci, Çok Sesli Bir Arşiv

Rina Limoni, Kosova’nın Gilan kentinde doğdu ve babasının siyasi aktivizmi nedeniyle 1990’ların ortasında ailesiyle birlikte Almanya’ya taşındı. Son 15 yıldır Londra’da yaşayan Limoni politik coğrafya ve jeopolitik alanlarında akademik geçmişe sahip ve diasporanın ulus inşası ve siyasi aktivizmdeki rolüne dair çalışmalar yürütüyor.

Alberta Sinani ise Kosova’nın Prizren kenti yakınlarında doğdu ve henüz iki yaşındayken ailesiyle birlikte 1990’ların başında Avusturya’ya göç etti. Viyana’da eğitim alan Sinani, bugün göçmen topluluklarıyla çalışıyor ve siyaset bilimi, toplumsal tasarım ve toplum psikolojisi alanlarında uzman.

Her ikisi de Arnavutça, Almanca ve İngilizce konuşuyor ve kendilerini tek bir ulusal kimliğin değil, diasporik hareketliliğin ürünü olarak tanımlıyor. Başlattıkları Breaking Archival Silence girişimi ile diaspora tarihinin nasıl kaydedildiğini ve bu hikâyeleri kimin anlatma hakkına sahip olduğunu sorguluyorlar. Hajde ile yaptıkları bir röportajda da bu girişime dair daha fazla detay aktardılar.

 

Sessizliği Bozan Bir Arşiv

“Breaking Archival Silence”, klasik anlamda bir arşiv olmayı reddediyor. Resmî belgeler ya da yazılı tanıklıklarla sınırlı bir yapı yerine; kişisel hikâyeleri, nesneleri, sözlü anlatıları, sembolleri ve diyaloğu merkeze alıyor.

Limoni bunu şöyle açıklıyor:

“Geleneksel olarak arşiv metinseldir. Ancak marjinalleştirilmiş insanlar çoğu zaman da resmî bilgi biçimlerinden dışlanmıştır. Yine de konuşabilir, performans sergileyebilir, semboller kullanabilirler ve bunlar da birer arşivdir.”

Etkinlikte bu nedenle sembolik olarak eski tarz bir bavul kullanıldı. Katılımcılardan, bavula kendileri için anlam taşıyan bir nesne bırakıp hikâyesini anlatmaları istendi. Bu, göçmenlerin yanlarında yalnızca fiziksel değil, duygusal ve tarihsel yükler de taşıdıklarını simgeliyordu.

Limoni’nin sözleri girişimin amacını net biçimde özetliyor:

“İnsanların yerine konuşmaya çalışmıyoruz; onların yanında duruyoruz.”

 

Diasporik Bir Kavşak Olarak Viyana

Geniş bir Arnavut ve Kosovalı göçmen nüfusuna ev sahipliği yapan Viyana, bu etkinlik için uygun bir mekândı. Alberta Sinani’ye göre, onlarca yıllık yerleşime rağmen topluluk hâlâ fiziksel alanlar, temsil ve tanınmış sözcüler açısından eksiklikler yaşıyor.

Sinani bu durumu şöyle açıklıyor: “Topluluğumuzun çeşitliliğini temsil edecek, öne çıkıp konuşacak insanlarımız çok az. Bu da özellikle çoklu kültür arasında kimlik oluşturmaya çalışan genç kuşaklar için ciddi bir eksiklik.”

 

 

Arşiv Neden Politiktir

Rina Limoni ve Alberta Sinani’ye göre arşiv tarafsız değildir. Bu girişim ise aynı zamanda Batı’da ve Kosova’da hissedilen “ötekileştirme” süreçlerine bir yanıt niteliğindedir.

“Batı’da asla bir birey değilsiniz” diyor Limoni. “Her zaman bir göçmensiniz, sürekli bir grubun parçasısınız. ‘Sıradan’ bir hayat yaşamanıza asla izin verilmez.” diye sürdürüyor sözlerini.

Bu durum, göçmenler Kosova’ya döndüğünde de devam eder. Limoni, Almanca konuşması ve farklı bir sosyalleşmenin unsurlarını taşıması nedeniyle yargılandığını örnek vererek “Dil kimliğinizin bir parçasıdır” diyor  ve ötekileştirmenintam da burada başladığını belirtiyor.

Limoni’nin podcast’inde eleştirel biçimde incelediği “schatzy söylemi” terimi, diasporanın hem romantize edildiği hem de aynı anda marjinalleştirildiği bu gündelik sembolik uzaklığı tanımlar.

Bu çift yönlü dışlanma, arşivin neden gerekli olduğunu açıkça ortaya koyuyor:

“Kendi hikâyelerimizi tanımlamamıza hiçbir zaman izin verilmedi. Bu sessizlik buradan kaynaklanıyor.”

Geleneksel arşivler; yerleşik vatandaşlık, kesintisiz toprak bağlılığı, okuryazarlık ve kurumsal meşruiyet gibi kriterler üzerine kurulu. Göçle parçalanan hayatlar bu kriterleri nadiren karşılıyor. Bu nedenle Arnavut diasporası tarihsel olarak “ince” görünürken, gerçekte siyasi, sosyal ve ekonomik açıdan büyük etkilere sahip.

 

Gençlik, Kimlik ve Ruh Sağlığı

Sinani, arşiv eksikliğini doğrudan gençlerin ruh sağlığıyla ilişkilendiriyor. Genç göçmenlerin, entegrasyon, dil ve aidiyet üzerine yürütülen siyasi tartışmaların hedefi olarak büyüdüğünü söylüyor.

“Şu an üçüncü ya da dördüncü kuşağız,” diyen Sinani, asıl soru şu diyor: “Hâlâ kendimizi diaspora olarak mı tanımlıyoruz? Bu ne anlama geliyor?”

Kendi tarihlerine ulaşamayan gençlerin kimlik dayanıklılığı zayıflıyor. Sinani bunu şöyle ifade ediyor: “Aidiyet, ruh sağlığının temelidir. Kimlik oluşumunun bu aşamaları eksik olduğunda, gençler kendilerini nerede güçlendirecek?”

Arşivin amacı ise kimlik dayatmak değil. Sinani bunu da şu sözlerle açıklıyor: “Arşiv sana ne düşüneceğini söylemez; göç sürecinde kaybettiğin sesi geri verir.”

 

 

Sırada Ne Var?

Viyana’daki Breaking Archival Silence buluşması, Avrupa çapında başlayacak daha geniş bir girişimin ilk adımı oldu. Bir sonraki oturum Londra’da yapılacak ve arşiv hem coğrafi hem de toplumsal olarak genişletilecek.

Limoni ve Sinani için bu girişimin uzun vadeli bir amacı var: Arnavut diasporasının Avrupa genelinde yaşamlarının nerede ve nasıl şekillendiğini haritalamak ve bu yaşamların hem ev sahibi toplumları hem de “anavatan” fikrini nasıl etkilemeye devam ettiğini ortaya koymak.

Limoni, “Arşivin ne olduğunu sorguluyoruz,” diyor ve ekliyor: “Ne tür arşivlerin geçerli olduğuna meydan okuyoruz. Ve bunu insanlar için değil, insanlarla birlikte yapıyoruz.”

Arnavut diasporasının çoğu zaman nostalji veya ekonomik katkı üzerinden çerçevelendiği bir dönemde, “Breaking Archival Silence” bambaşka bir öneri sunuyor: Kendi hikâyeni anlatmak yalnızca bir hafıza eylemi değil; aynı zamanda politik bir varlık gösterisidir.

 

Translated by Gizem Gülen Tuaç

Daha Fazla

Identity Diaspora Migration