Vienna, Austria | 16 Mart 2026
HAJDE

Eno Peçi’nin Zirveye Uzanan Zorlu Bale Yolculuğu

Arnavut dansçı Eno Peçi, 2000 yılından bu yana Avrupa’nın en prestijli sanat kurumlarından biri olan Viyana Devlet Operası Bale Topluluğu’nun üyesi.
yayınlandı Kasım 30, 2025Yazar Majlinda Aliu
Eno Peci 3

Tiran’da doğan Eno Peçi, dans tutkusunu çok küçük yaşlarda keşfetti. Genç yaşta Tiran Bale Akademisi’ne katılan Eno, onu ülkesinin ötesine taşıyacak bir hayalin ilk adımlarını attı ancak bu yolculuk kolay olmadı. 1997–1998 yıllarında Arnavutluk’ta yaşanan siyasi ve toplumsal çalkantılar, eğitimine devam etmesini imkânsız hale getirdi.

Eno:“Tek seçenek Arnavutluk’tan ayrılmaktı.” diyor.

 

2000 yılında, henüz 18 yaşındayken Avusturya’ya taşınan Eno Peçi, hiç vakit kaybetmeden Viyana Devlet Operası Bale Okulu’na kaydoldu. Tiran’da aldığı sağlam temel, mesleki gelişimi için belirleyici oldu.

“Tiran’da geleneksel Rus ekolüyle yetiştik; bu, benim dans kariyerim için çok sağlam bir temel oluşturdu” diyen Eno, Viyana’da ise çağdaş teknikleri öğrenerek sanatsal olarak geliştiğini ifade ediyor.

 

Fotoğrafta Eno Peçi - Dansçı ve koreograf

 

Önyargı ve Azim Arasında

Viyana Devlet Operası sahnesinde yükselmek hiç de kolay olmadı. O dönem Arnavutluk’un dünya kamuoyundaki olumsuz imajı, yurtdışında onun için ekstra engeller ve önyargılar anlamına geliyordu.

Eno Peçi bu süreci şöyle özetliyor: “O dönem toplum olarak iyi bir imajımız yoktu; ama zamanla çok şey değişti ve itibarımız geri kazanıldı.”

 

Benzer önyargılar, farklı biçimlerde, kendi ülkesinde de vardı. Erkek baletlere yönelik toplumsal bakış, sıklıkla cinsiyet temelli ayrımcılık içeriyordu.

“Balenin kadınlara ya da eşcinsellere ait olduğu yönünde bir algı vardı,” diyen Eno, 

Bale kadınlar ya da eşcinseller içindir gibi klişeler her zaman vardı.” diyor Eno. Ona göre, yarım yüzyıllık komünist baskı ve izolasyon toplumun düşünce yapısını geri bırakmıştı.

Viyana, ona yalnızca dans teknikleri açısından değil, toplumsal zihniyet bakımından da yeni ufuklar açtı ve bu tür engelleri yıktı.

Eno; “Bale olağanüstü bir disiplin ve büyük bir adanmışlık gerektirir. Sahnedeki o sanatsal patlama anı, herkesin deneyimleyemeyeceği bir şeydir ve bunun cinsiyetle ya da cinsel yönelimle hiçbir ilgisi yoktur,” diye vurguluyor.

 

Öğrencilikten Solistliğe

Sanatsal olgunlaşma süreci zorluydu. Bale, Eno’nun ilk başta hayal ettiğinden çok farklı çıktı.

“Okula başladığımda anladım ki bale; katı bir çalışma disiplini, belirli bir metodoloji, özel giysiler ve klasik müzik gerektiriyor. Başta bunları sevip sevmeyeceğimden emin değildim,” diye anlatıyor.

Rudolf Nureyev ve Vladimir Vasiliev gibi büyük dansçılar onun için ilham kaynağı oldu ve onu mükemmelliğe ulaşma konusunda motive etti.

Viyana Devlet Operası’ndaki kariyerine topluluk üyesi olarak başlayan Eno, ardından yarı-solist oldu ve bugün solist olarak sahne alıyor. Klasikten moderne, karakter balelerinden çağdaş yapıtlara kadar farklı türlerde performans sergileyerek, kendi deyimiyle, tam anlamıyla bir sanatçıya dönüştü.

Eno,bu gelişimi“Negatif, komik ve romantik rolleri canlandırdım. Farklı karakterleri oynamak, insanı yalnızca teknik açıdan değil, sanatsal olarak da geliştiriyor, bu benim için çok önemliydi,” sözleriyle anlatıyor.

 

 

Sanatsal kimlik

Peki sahnedeki Eno Peçi kimdir?

“Hangi sahnede olursam olayım, her zaman kendi sanatsal dünyamdayım. Ne Arnavutum ne de Viyanalıyım, ben Enoyum. Kimliğim sanatsaldır,” diyor gururla.

 

Sanat, ülkeleri birbirine bağlayan anahtardır

Arnavutluk’un bağımsızlığının 113. yıl dönümü onuruna, Eno bu akşam Viyana’daki Ehrbar Saal’de sahnelenecek bir gösterinin koreografisini hazırladı. Gösteri, projeyi başlatan Tiranalı piyanist Elvina Gurra ve diğer Arnavut sanatçılarla birlikte gerçekleştirilecek. Sahne alacak diğer sanatçılar tenor Valon Imeri, soprano Gesu Zefin ve dansçı Joni Österlund olurken, orkestrasyon Rodrigo Sámanos tarafından yapılmıştır.
Programda Chopin, Schubert ve Verdi gibi dünyaca ünlü bestecilerin eserlerinin yanı sıra Avni Mula, Loka Gjoka, Çesk Zadeja gibi Arnavut bestecilerin eserleri de yer almaktadır. Dans, piyano ve vokalin yer aldığı bu Arnavut gecesinde her şey Arnavutça olacaktır.

“Sanatın kültürler arasında kurduğu bağ çok önemlidir,” diyor sanatçı. “Ben her zaman Arnavutluk ile Avusturya arasında kültürel bağlar kurmaya çalışırım, çünkü sanat yoluyla iletişim köprüleri kurulur.”

 

Dansçıdan Koreografa

2009 yılından bu yana Eno Peçi, koreograf olarak da çalışmalarını sürdürüyor. Herzblume ve Petruschka başta olmak üzere birçok eseri Viyana Devlet Operası’nda sahnelenen Eno, 2018 ve 2020’de ise Viyana Opera Balosu’nun açılış törenleri ve Viyana Devlet Balesi için koreografiler hazırladı.

Koreografileri Viyana ile sınırlı kalmadı; Almanya, Slovenya, Macaristan, İsviçre’nin yanı sıra Arnavutluk ve Kosova’da da sahnelendi.

Önümüzdeki sezonda, Viyana Devlet Balesi Eno’nun yeni eseri “The First Nutcracker for the Nest (Yuva İçin İlk Fındıkkıran)” i seyirciyle buluşturacak. Eno, bale akademisi öğrencileriyle çalışarak klasik geleneği, kendi çağdaş yaklaşımıyla harmanlıyor.

Kendisi bunu şöyle açıklıyor:“Temeli klasik olacak ama çağdaş bir yorum getireceğim. Konsept, fikir ve müzikal yapı tamamen bana ait,” 

 

Ödüller ve vizyon

Eno’nun çalışmaları birçok uluslararası ödüle layık görülse de o mütevazılığını koruyor.

O, “Takdir edilmek güzel ama benim için esas olan bu değil. Unvan ya da madalyalar için çalışmıyorum. Amacım sanatsal zirveye ulaşmak, öğrenmeye devam etmek ve yeni eserler üretmek,” diyor.

Genç yeteneklere mesajı ise net:

Eno Peçi,“Daha fazla tutku, azim ve meslek sevgisi.” Gerektiğini söylüyor ve “Sanatta sınır yoktur, ancak bir sanatçı için en büyük tehlike konfor alanına girmektir. Her şeyin ticarete dönüştüğü günümüzde, sanatın kendi değerlerini korumak çok önemlidir.”diyerek sözlerini tamamlıyor.

Translated by Gizem Gülen Tuaç

Daha Fazla

Arts Ballet Vienna Albanian